Ara
strapped
01
kısıtlı, sıkışık
having a limited amount of something, especially of money
Örnekler
He 's strapped but still lent me some cash.
O beş parasız ama yine de bana biraz para ödünç verdi.
02
silahlı, silahla donanmış
armed with a gun or firearm
Örnekler
He will be strapped if he goes to that party.
O partiye giderse silahlı olacak.



























