Ara
to come between
[phrase form: come]
01
araya girmek, bölmek
to be a cause or source of division or conflict between two or more parties
Örnekler
Economic disparities can come between different social classes in society.
Ekonomik eşitsizlikler, toplumdaki farklı sosyal sınıflar arasında ayrılığa neden olabilir.
02
araya girmek, araya girmek
to ruin a relationship or connection between two or more people
Örnekler
Jealousy and mistrust can come between siblings and strain their relationship.
Kıskançlık ve güvensizlik kardeşlerin arasına girebilir ve ilişkilerini zorlayabilir.
03
arasında bulunmak, araya girmek
to be situated in the middle or among other things
Örnekler
The mountain range comes between the two valleys, forming a natural barrier.
Dağ sırası iki vadi arasında yer alır, doğal bir bariyer oluşturur.
04
araya girmek, kesmek
to interrupt or disrupt a process or sequence
Örnekler
The power outage came between the ongoing presentation, causing a pause.
Devam eden sunum sırasında elektrik kesintisi araya girdi, bir duraklamaya neden oldu.



























