Ara
to finish with
[phrase form: finish]
01
ilişkiyi bitirmek, ayrılmak
to end one's romantic relationship with someone
Dialect
British
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
with
temel fiil
finish
şimdiki zaman
finish with
3. tekil kişi
finishes with
şimdiki zaman ortacı
finishing with
basit geçmiş zaman
finished with
geçmiş zaman ortacı
finished with
Örnekler
Jane felt it was time to finish with John after they realized they had different long-term goals.
Jane, uzun vadeli hedeflerinin farklı olduğunu fark ettikten sonra John'la bitirmenin zamanı geldiğini hissetti.
02
bitirmek, tamamlamak
to complete the use of an object or to conclude a task
Örnekler
Once you 've finished with the newspaper, I'd like to read it.
Gazeteyle işin bittiğinde, okumak istiyorum.
03
bitirmek, bırakmak
to stop doing something, particularly a habit or activity
Dialect
British
Örnekler
I've finished with wasting time on social media and plan to be more productive.
Sosyal medyada zaman kaybetmeyi bitirdim ve daha üretken olmayı planlıyorum.



























