Ara
windy
Örnekler
She put on a heavy jacket to go out in the windy weather.
Rüzgarlı havada dışarı çıkmak için kalın bir ceket giydi.
02
ağdalı, gereksiz sözlerle dolu
(of text, speech, etc.) using too many words, making it hard to follow
Örnekler
The novel 's dialogue was so windy that it detracted from the main plot.
Romanın diyaloğu o kadar ağdalıydı ki ana olay örgüsünden uzaklaştırıyordu.
Örnekler
Politicians often make windy promises during campaigns, only to forget them once in office.
Politikacılar genellikle kampanyalar sırasında boş vaatler verir, ancak göreve geldiklerinde bunları unuturlar.
Örnekler
He complained of a windy stomach after indulging in rich foods.
Zengin yiyeceklerle kendini şımarttıktan sonra gazlı bir mideden şikayet etti.
Örnekler
His windy attitude before the exam made his friends a bit concerned.
Sınav öncesi gergin tavrı, arkadaşlarını biraz endişelendirdi.
06
dolanmlı, virajlı
(of a road or river) having many twists and turns
Örnekler
The windy route added an extra hour to our journey.
Dolambaçlı rota yolculuğumuza fazladan bir saat ekledi.
Leksikal Ağaç
windily
windiness
windy
wind



























