Ara
willing
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most willing
karşılaştırma derecesi
more willing
derecelendirilebilir
alan
attitude, behavior, disposition
Örnekler
She was willing to lend a helping hand whenever her friends needed it.
Arkadaşlarının ihtiyacı olduğunda yardım eli uzatmaya istekliydi.
02
gönüllü, kendiliğinden
not done under pressure
Örnekler
She offered a willing confession.
O, gönüllü bir itiraf sundu.
LanGeek
Mobil Uygulamamızı İndirin
Leksikal Ağaç
unwilling
willingly
willingness
willing
will



























