Ara
willing
Örnekler
She was willing to compromise in order to reach a resolution.
Bir çözüme ulaşmak için istekli bir şekilde uzlaşmaya hazırdı.
02
gönüllü, kendiliğinden
not done under pressure
Örnekler
They made a willing contribution.
Gönüllü bir katkı yaptılar.
Leksikal Ağaç
unwilling
willingly
willingness
willing
will



























