Ara
walloping
01
muazzam, etkileyici
extremely large, powerful, or impressive in size or impact
Örnekler
The environmental initiative had a walloping impact on reducing carbon emissions in the region.
Çevresel girişim, bölgedeki karbon emisyonlarını azaltmada muazzam bir etki yarattı.
Walloping
01
ezici yenilgi, hezimet
a very strong and complete defeat
Örnekler
The boxer took a walloping in the first round but came back stronger.
Boksör ilk rauntta ağır bir yenilgi aldı ama daha güçlü bir şekilde geri döndü.
Leksikal Ağaç
walloping
wallop



























