Ara
blatant
01
gürültücü
very loud, noisy, and hard to ignore in an offensive or disruptive way
Örnekler
She made a blatant entrance, drawing everyone's attention.
O, herkesin dikkatini çekerek göz kamaştırıcı bir giriş yaptı.
02
açık, yüzsüz
done openly and shamelessly, with no effort to hide or disguise
Örnekler
The politician made a blatant grab for power.
Politikacı, açık bir güç kapma girişiminde bulundu.
Leksikal Ağaç
blatantly
blatant
blat



























