Ara
uphill
01
yokuş yukarı
in the direction going up a hill or slope
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
They climbed uphill slowly, enjoying the breathtaking view of the valley below.
Aşağıdaki vadiye bakan nefes kesici manzaranın tadını çıkararak yavaşça yokuş yukarı tırmandılar.
uphill
01
zorlu, çetin
challenging situation that requires considerable effort
onaylamayan
gayriresmî
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most uphill
karşılaştırma derecesi
more uphill
derecelendirilebilir
Örnekler
The project faced an uphill battle from the start, with tight deadlines and limited resources.
Proje, sıkı son teslim tarihleri ve sınırlı kaynaklarla başından beri zorlu bir mücadeleyle karşı karşıya kaldı.
02
yokuş yukarı, tırmanış
sloping upward from a lower to a higher position
Örnekler
The uphill path was tiring but offered beautiful views.
Yokuş yukarı yol yorucuydu ama güzel manzaralar sunuyordu.
Uphill
01
yokuş, rampa
the upward slope or incline of a hill or rise in terrain
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
uphills
Örnekler
The cyclist struggled to climb the steep uphill.
Bisikletçi dik yokuşu tırmanmakta zorlandı.



























