Ara
untrue
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most untrue
karşılaştırma derecesi
more untrue
derecelendirilebilir
Örnekler
The rumors spread about her were untrue; she had never been involved in any scandal.
Onun hakkında yayılan söylentiler doğru değildi; hiçbir skandala karışmamıştı.
02
sadık olmayan, aldatıcı
(of a person) disloyal or deceitful in a relationship
Örnekler
Her lover had been untrue, leading to the end of their relationship.
Sevgilisi sadakatsiz çıkmıştı, bu da ilişkilerinin sonu oldu.
Örnekler
The untrue lines on the drawing made it difficult to follow the design accurately.
Çizimdeki yanlış çizgiler, tasarımı doğru bir şekilde takip etmeyi zorlaştırdı.
Leksikal Ağaç
untrue
true



























