Ara
unsatisfied
01
huzursuz
worried and uneasy
02
tatminsiz, memnun olmayan
not having had a desire, need, or demand fully met
Örnekler
The unsatisfied demand for housing led to increased prices.
Konut talebinin karşılanmamış olması fiyatların artmasına yol açtı.
Leksikal Ağaç
unsatisfied
satisfied
satisfy



























