Ara
unforgiving
01
acımasız, merhametsiz
showing no mercy, particularly toward people's faults
disapproving
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most unforgiving
karşılaştırma derecesi
more unforgiving
derecelendirilebilir
Örnekler
He lived under his father 's unforgiving expectations.
Babasının acımasız beklentileri altında yaşadı.
02
acımasız, merhametsiz
extremely difficult to endure or survive in
disapproving
Örnekler
An unforgiving winter storm stranded the small village.
Acımasız bir kış fırtınası küçük köyü mahsur bıraktı.
03
acımasız, merhametsiz
not to be placated or appeased or moved by entreaty
Leksikal Ağaç
unforgiving
forgiving
forgive



























