Ara
to blab
01
gevelemek, çene çalmak
to talk excessively or thoughtlessly
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
blab
3. tekil kişi
blabs
şimdiki zaman ortacı
blabbing
basit geçmiş zaman
blabbed
geçmiş zaman ortacı
blabbed
Örnekler
The coworker was known for blabbing about office gossip, contributing to a tense and divisive work environment.
İş arkadaşı, ofis dedikoduları hakkında gevezelik etmesiyle tanınırdı, bu da gergin ve bölücü bir çalışma ortamına katkıda bulunuyordu.
02
gevezelik etmek, açığa vurmak
to reveal confidential or private information carelessly
Örnekler
The child blabbed the secret without thinking.
Çocuk düşünmeden sırrı ağzından kaçırdı.
Leksikal Ağaç
blabber
blab



























