to thicken
thi
ˈθɪ
thi
cken
kən
kēn
chickenquickenstrickensicken

"thicken"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to thicken
01

kalınlaştırmak, yoğunlaştırmak

to increase the dimension of something 
Transitive: to thicken sth
to thicken definition and meaning
Örnekler
The designer decided to thicken the walls of the building to enhance its structural integrity. 

Tasarımcı, yapının yapısal bütünlüğünü artırmak için bina duvarlarını kalınlaştırmaya karar verdi.

02

kalınlaşmak

to become more viscous or dense 
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
thicken
3. tekil kişi
thickens
şimdiki zaman ortacı
thickening
basit geçmiş zaman
thickened
geçmiş zaman ortacı
thickened
Örnekler
As the gravy cooked, it began to thicken, reaching the desired consistency. 

Sos pişerken, koyulaşmaya başladı ve istenen kıvama ulaştı.

03

koyulaştırmak, yoğunlaştırmak

to make a substance more dense 
Transitive: to thicken a substance
Örnekler
She adds flour to the sauce to thicken it. 

O, sosu koyulaştırmak için una ekler.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store