Ara
suspiciously
01
şüpheli bir şekilde, kuşku uyandıracak şekilde
in a way that seems unusual or causes others to feel doubt or concern
Örnekler
The door creaked open suspiciously, though no one was supposed to be home.
Kapı şüpheli bir şekilde gıcırdadı, evde kimsenin olmaması gerekiyordu.
02
şüpheli bir şekilde, kuşkuyla
in a manner that shows mistrust or doubt about someone's intentions or actions
Örnekler
" Why are you asking so many questions? " he asked suspiciously.
"Neden bu kadar çok soru soruyorsun?" diye şüpheyle sordu.
03
şüpheli bir şekilde, kuşku uyandıracak şekilde
in a way that makes something seem likely or probable, even if not certain
Örnekler
That email looks suspiciously like a phishing attempt.
Bu e-posta şüpheli bir şekilde bir phishing girişimine benziyor.
Leksikal Ağaç
suspiciously
suspicious
suspect



























