to suffuse
su
ffuse
ˈfju:z
fyooz
enthuseconfuseoveruseshmooze

"suffuse"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to suffuse
01

bürümek, doldurmak

to spread through or over something until the entire area is saturated 
Transitive: to suffuse a space
to suffuse definition and meaning
Örnekler
The golden light of dawn suffused the sky, casting a warm glow over the waking city. 

Şafak altın ışığı gökyüzünü kapladı, uyanan şehrin üzerine sıcak bir parıltı yaydı.

02

su serpmek

to gradually fill something, typically with a quality or emotion 
Transitive: to suffuse sb/sth | to suffuse sb/sth with a quality or emotion
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
suffuse
3. tekil kişi
suffuses
şimdiki zaman ortacı
suffusing
basit geçmiş zaman
suffused
geçmiş zaman ortacı
suffused
Örnekler
His kind words suffused her with a sense of comfort and reassurance. 

Onun nazik sözleri, ona bir rahatlama ve güven duygusu aşıladı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store