Ara
to sprain
01
burkulmak
(of a ligament) to be suddenly twisted, which results in much pain
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
sprain
3. tekil kişi
sprains
şimdiki zaman ortacı
spraining
basit geçmiş zaman
sprained
geçmiş zaman ortacı
sprained
Örnekler
She often sprains her foot during long walks.
Uzun yürüyüşler sırasında sık sık ayağını burkar.
Sprain
01
burkulma
a painful injury resulting in the sudden twist of a bone or joint, particularly one's wrist or ankles
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
sprains
Örnekler
He wrapped his sprained wrist in a bandage to support it while it healed.
İyileşirken destek olması için burkulan bileğini bir bandajla sardı.



























