Ara
snugly
Örnekler
He wrapped the scarf snugly around his neck and smiled.
Atkıyı boynuna sıkıca sardı ve gülümsedi.
Örnekler
His glasses sat snugly on the bridge of his nose.
Gözlükleri burnunun köprüsüne sıkıca oturuyordu.
03
rahatça, huzur içinde
in a way that reflects comfort, security, or wealth, especially with little effort
Örnekler
She was born snugly into privilege and never knew hardship.
O, ayrıcalığa rahatça doğdu ve hiç zorluk çekmedi.
Leksikal Ağaç
snugly
snug



























