Ara
to slow up
[phrase form: slow]
01
yavaşlamak, hızını azaltmak
to decrease in speed or pace
Örnekler
As the sun set, the construction work on the highway naturally began to slow up.
Güneş batarken, otoyoldaki inşaat çalışmaları doğal olarak yavaşlamaya başladı.
02
yavaşlatmak, yavaşlamasına neden olmak
to cause something or someone to proceed more slowly
Örnekler
The heavy traffic in the city center can slow up your commute significantly.
Şehir merkezindeki yoğun trafik, yolculuğunuzu önemli ölçüde yavaşlatabilir.



























