Ara
to set back
[phrase form: set]
01
geriye itmek, yavaşlatmak
to cause a decline in the quality, strength, or advancement of something
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılabilir
edat
back
temel fiil
set
şimdiki zaman
set back
3. tekil kişi
sets back
şimdiki zaman ortacı
setting back
basit geçmiş zaman
set back
geçmiş zaman ortacı
set back
Örnekler
Pollution and deforestation can set back the ecological balance of an area, reducing biodiversity and ecosystem health.
Kirlilik ve ormansızlaşma bir bölgenin ekolojik dengesini geriletebilir, biyoçeşitliliği ve ekosistem sağlığını azaltabilir.
02
geciktirmek, yavaşlatmak
to cause a delay in the progress of something or someone
Örnekler
She had to set back her vacation plans because of a family emergency.
Ailevi bir acil durum nedeniyle tatil planlarını ertelemek zorunda kaldı.
03
mal olmak, harcamak zorunda bırakmak
to require someone to spend a specific amount of money
Örnekler
The wedding expenses have set the couple back, but they believe it's worth it.
Düğün masrafları çifte pahalıya mal oldu, ama buna değdiğine inanıyorlar.
04
geri çekmek, uzaklaştırmak
to position something, particularly a structure, at a distance from something else
Örnekler
We will set the playground equipment back from the sidewalk to ensure safety for children.
Çocukların güvenliği için oyun alanı ekipmanlarını kaldırımdan uzaklaştıracağız.



























