Ara
Sallow
01
keçi söğüdü, sepet söğüdü
a shrubby willow with broad leaves and large catkins, some used for tanbark and charcoal
Örnekler
Birds nested among the branches of the sallow.
Kuşlar, söğüt dalları arasında yuva yaptı.
to sallow
01
sarılaştırmak, soluklaştırmak
to make someone or something yellowish or unhealthy in color
Örnekler
The candlelight sallowed her otherwise fair skin.
Mum ışığı, aksi takdirde açık olan tenini sarılaştırdı.
Leksikal Ağaç
sallowness
sallow



























