to salivate
Pronunciation
/ˈsæɫəˌveɪt/

"salivate"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to salivate
01

salya akıtmak, ağzının suyu akmak

to generate saliva, typically triggered by the expectation or smell of delicious food
Intransitive
to salivate definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
salivate
3. tekil kişi
salivates
şimdiki zaman ortacı
salivating
basit geçmiş zaman
salivated
geçmiş zaman ortacı
salivated
Örnekler
The aroma of freshly baked bread could make anyone salivate.
Taze pişmiş ekmeğin kokusu herkesi salya akıtmaya teşvik edebilir.
02

salya akıtmak, ağzının suyu akmak

to show eager anticipation or excitement at the thought or sight of something desirable
Intransitive: to salivate at sth | to salivate over sth
Örnekler
The fans salivated over the band ’s surprise album release.
Hayranlar, grubun sürpriz albüm çıkışı karşısında ağızları sulandı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store