rising
ri
ˈraɪ
rai
sing
zɪng
zing
raisingrimingridingrinsing

"rising"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

rising
01

yükselen

increasing in degree, number, or height 
rising definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most rising
karşılaştırma derecesi
more rising
derecelendirilebilir
Örnekler
There is a rising trend in remote work opportunities. 

Uzaktan çalışma fırsatlarında artan bir eğilim var.

02

yükselen, tırmanan

slanting or moving upward 
rising definition and meaning
Örnekler
A rising path led to the lookout point. 

Yükselen bir patika gözetleme noktasına gidiyordu.

03

olgunlaşan, olgunlaşma aşamasında

approaching maturity or readiness 
Örnekler
The rising crops signaled a healthy season ahead. 

Yükselen mahsuller, önümüzdeki sağlıklı bir mevsimin işaretiydi.

04

yükselen, gelişen

recently attaining recognition 
Örnekler
A rising author gained attention with her debut novel. 

Yükselen bir yazar, ilk romanıyla dikkat çekti.

Rising
01

ayaklanma, isyan

an organized revolt or rebellion against authority 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
risings
Örnekler
The country faced a rising led by disgruntled soldiers. 

Ülke, memnuniyetsiz askerler tarafından yönetilen bir ayaklanma ile karşı karşıya kaldı.

02

yükseliş, artış

an upward movement or increase 
Örnekler
A rising of smoke indicated the fire was still burning. 

Bir yükselme dumanın hâlâ yandığını gösteriyordu.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store