Ara
rising
Örnekler
She felt the rising pressure as the deadline approached.
Son yaklaştıkça artan baskıyı hissetti.
02
yükselen, tırmanan
slanting or moving upward
Örnekler
A rising road curved around the hill.
Bir yükselen yol, tepenin etrafında kıvrılıyordu.
03
olgunlaşan, olgunlaşma aşamasında
approaching maturity or readiness
Örnekler
Rising musicians prepared for their first tour.
Yükselen müzisyenler ilk turneleri için hazırlanıyor.
04
yükselen, gelişen
recently attaining recognition
Rising
01
ayaklanma, isyan
an organized revolt or rebellion against authority
Örnekler
Leaders of the rising called for widespread support.
Ayaklanmanın liderleri yaygın destek çağrısında bulundu.
02
yükseliş, artış
an upward movement or increase
Leksikal Ağaç
rising
rise



























