relic
re
ˈrɛ
re
lic
lɪk
lik
myelicangelicallelicgoidelic

"relic"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Relic
01

kalıntı

an object or part of an object surviving from the past, typically with historical or emotional value, often linked to a person, event, or era 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
relics
Örnekler
The museum displayed a relic from the Bronze Age, drawing historians from all over the country. 

Müze, Tunç Çağı'ndan kalma bir kalıntı sergiledi ve ülkenin dört bir yanından tarihçileri çekti.

02

hatıra

something that is no longer useful or valuable in the modern society 
Örnekler
The old-fashioned rotary phone in the attic was a relic from a bygone era, no longer useful in the age of smartphones. 

Tavan arasındaki eski moda döner telefon, akıllı telefonlar çağında artık işe yaramayan, geçmiş bir dönemin kalıntısıydı.

03

kalıntı, fosil

a person with old-fashioned ideas or habits that can no longer relate to or keep up with modern times 
Örnekler
The elderly professor was often regarded as a relic in the university, with his traditional teaching methods and conservative viewpoints. 

Yaşlı profesör, geleneksel öğretim yöntemleri ve muhafazakar bakış açılarıyla üniversitede genellikle bir kalıntı olarak görülürdü.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store