Ara
İyi haberi duyduğunda bir rahatlama hissetti.
kabartma
Heykeltıraş, mermer bir levha üzerinde rölyef tekniğini gösterdi.
rölyef, kabartma
Tapınak duvarı, mitolojik sahnelerin karmaşık rölyefleri ile süslenmişti.
tazminat, hukuki çare
Davacı, sözleşmenin ihlalinden kaynaklanan zararlar için tazminat talep etti.
rahatlama, yardım
Gönüllüler, selden etkilenen bölgeye yardım getirdi.
yedek, vekil
Bir yedek personel, ilk müdahale ekibinin bir molaya ihtiyacı olduğunda devraldı.
sosyal yardım, destek
Hükümet, düşük gelirli ailelere yardım sağlar.
rahatlama, ferahlama
İlaç, baş ağrısından hemen rahatlama sağladı.
rahatlama, ferahlık
Ateşkes, savaştan harap olmuş bölgeye rahatlama getirdi.
mola, dinlenme arası
İşçiler vardiyalar arasında kısa bir mola aldı.
rahatlama, kurtuluş
Ordu, haftalarca süren çatışmalardan sonra kuşatılmış şehre rahatlama getirdi.
rahatlatma
Karakterler arasındaki ani uzlaşma, izleyicilere duygusal bir rahatlama sağladı.



























