Ara
to rekindle
01
canlandırmak, yeniden alevlendirmek
to revive or renew something, such as a relationship or interest, that has faded
Örnekler
Attending a class reunion rekindled friendships from years ago.
Bir sınıf buluşmasına katılmak, yıllar öncesinden kalma dostlukları canlandırdı.
02
yeniden alevlendirmek, canlandırmak
to ignite again, as a flame or fire that has gone out
Örnekler
She carefully rekindles the embers from the previous night.
O, önceki geceden kalan közleri dikkatlice yeniden alevlendirir.



























