reasonable
reaso
ˈri:z
riz
nable
nəbl
nēbl
seasonable

"reasonable"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

reasonable
01

sağduyulu, mantıklı

(of a person) showing good judgment and acting by reason 
reasonable definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most reasonable
karşılaştırma derecesi
more reasonable
derecelendirilebilir
alan
cognition, behavior, judgment
Örnekler
A reasonable man would consider all sides before deciding. 

Makul bir insan karar vermeden önce her yönü düşünür.

02

makul

moderate in amount or quality 
Örnekler
The restaurant offers a reasonable portion size for each meal. 

Restoran, her öğün için makul bir porsiyon büyüklüğü sunuyor.

03

makul, adil

demonstrating sensible judgment or fairness in decision-making 
Örnekler
The judge made a reasonable decision based on the evidence presented in court. 

Hakim, mahkemede sunulan kanıtlara dayanarak makul bir karar verdi.

04

makul, kabul edilebilir

satisfactory or adequate in a given situation 
Örnekler
She gave a reasonable performance in the audition. 

O, seçmelerde makul bir performans sergiledi.

LanGeek

Mobil Uygulamamızı İndirin

Leksikal Ağaç

reasonableness
reasonably
unreasonable
reasonable
reason
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store