Ara
to quarrel
01
ağız dalaşına girmek
to have a serious argument
Intransitive: to quarrel over sth | to quarrel about sth
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
quarrel
3. tekil kişi
quarrels
şimdiki zaman ortacı
quarreling
basit geçmiş zaman
quarreled
geçmiş zaman ortacı
quarreled
Örnekler
The team members began to quarrel about the best strategy to adopt for the upcoming project, causing tension in the group.
Ekip üyeleri, yaklaşan proje için benimsenecek en iyi strateji hakkında tartışmaya başladı ve bu da grupta gerginliğe neden oldu.
Quarrel
01
dalaş
a heated argument or disagreement, often involving anger or hostility between individuals
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
quarrels
Örnekler
The quarrel over the project ’s direction led to a temporary pause in the team ’s progress.
Projenin yönü üzerine yapılan tartışma, takımın ilerlemesinde geçici bir duraklamaya neden oldu.
02
arbalet oku, dört kenarlı ok
an arrow that is shot from a crossbow; has a head with four edges
Leksikal Ağaç
quarreler
quarrel



























