Ara
prickly
01
alıngan, huysuz
having a tendency to become easily irritated or offended
Örnekler
Conversations with him can be tricky due to his prickly personality.
Onun huysuz kişiliği nedeniyle onunla konuşmalar zor olabilir.
Örnekler
The stem of the rose bush was prickly, adorned with sharp thorns.
Gül çalısının sapı dikenliydi, keskin dikenlerle süslenmişti.
03
dikenli, karıncalanma yapan
causing a stinging or tingling sensation
Örnekler
He winced at the prickly sensation from the hot pepper in his mouth.
Ağzındaki acı biberin batıcı hissinden dolayı yüzünü buruşturdu.
Örnekler
Addressing the prickly topic of finances can lead to tension in relationships.
Finansların dikenli konusunu ele almak, ilişkilerde gerginliğe yol açabilir.
Leksikal Ağaç
prickliness
prickly
prickle



























