prickly
prick
ˈprɪk
prik
ly
li
li
British pronunciation
/pɹˈɪkli/

"prickly"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

prickly
01

alıngan, huysuz

having a tendency to become easily irritated or offended
example
Örnekler
Conversations with him can be tricky due to his prickly personality.
Onun huysuz kişiliği nedeniyle onunla konuşmalar zor olabilir.
02

dikenli, batıcı

having a texture that feels sharp, spiky, or rough to the touch
example
Örnekler
The stem of the rose bush was prickly, adorned with sharp thorns.
Gül çalısının sapı dikenliydi, keskin dikenlerle süslenmişti.
03

dikenli, karıncalanma yapan

causing a stinging or tingling sensation
example
Örnekler
He winced at the prickly sensation from the hot pepper in his mouth.
Ağzındaki acı biberin batıcı hissinden dolayı yüzünü buruşturdu.
04

dikenli, hassas

causing difficulty or discomfort
example
Örnekler
Addressing the prickly topic of finances can lead to tension in relationships.
Finansların dikenli konusunu ele almak, ilişkilerde gerginliğe yol açabilir.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store