prickle
pri
ˈprɪ
pri
ckle
kəl
kel
/pɹˈɪkə‍l/

"prickle"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Prickle
01

diken

a small, sharp-pointed structure that grows on the surface of a plant
prickle definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
prickles
Örnekler
Some species of nettles have stinging hairs that act as prickles, delivering a painful sting when touched.
Bazı ısırgan otu türlerinin, dokunulduğunda acı veren bir iğneleme yapan diken gibi davranan yakıcı tüyleri vardır.
to prickle
01

deliğe sokmak, hafifçe delmek

make a small hole into, as with a needle or a thorn
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
prickle
3. tekil kişi
prickles
şimdiki zaman ortacı
prickling
basit geçmiş zaman
prickled
geçmiş zaman ortacı
prickled
02

karıncalanmak, sızlamak

to feel a tingling or uncomfortable sensation from fear, anger, or excitement
Örnekler
She prickled with excitement before the performance.
O, performanstan önce heyecandan tüyleri diken diken oldu.
03

batmak, karıncalanmak

cause a prickling sensation
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store