prickle
pri
ˈprɪ
pri
ckle
kəl
kēl
pickle

"prickle"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Prickle
01

diken

a small, sharp-pointed structure that grows on the surface of a plant 
prickle definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
prickles
Örnekler
Roses are known for their thorns, which are actually prickles that help protect the plant from being eaten by animals. 

Güller dikenleriyle bilinir, aslında bu dikenler bitkinin hayvanlar tarafından yenilmesini önlemeye yardımcı olan dikenimsi yapılardır.

to prickle
01

deliğe sokmak, hafifçe delmek

make a small hole into, as with a needle or a thorn 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
prickle
3. tekil kişi
prickles
şimdiki zaman ortacı
prickling
basit geçmiş zaman
prickled
geçmiş zaman ortacı
prickled
02

karıncalanmak, sızlamak

to feel a tingling or uncomfortable sensation from fear, anger, or excitement 
Örnekler
Her eyes prickled with tears at the sad story. 

Üzgün hikaye karşısında gözleri karıncalandı gözyaşlarıyla.

03

batmak, karıncalanmak

cause a prickling sensation 
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store