premature
Pronunciation
/ˌpɹiməˈtʃʊɹ/

"premature"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

premature
01

zamanı gelmeden doğan

(of a baby) born before completing the normal full-term pregnancy length

preterm

dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most premature
karşılaştırma derecesi
more premature
derecelendirilebilir
Örnekler
She gave birth to twins, one of whom was slightly premature but healthy.
İkiz doğurdu, bunlardan biri biraz erken doğmuş ama sağlıklıydı.
02

erken, vaktinden önce

happening earlier than expected or usual
Örnekler
The athlete suffered a premature retirement due to a severe injury.
Sporcu, ciddi bir sakatlık nedeniyle erken emekli oldu.
03

erken

happening or being done at an inappropriate time
Örnekler
The premature conclusion of the meeting left several important issues unresolved.
Toplantının erken sona ermesi, birkaç önemli konunun çözümsüz kalmasına neden oldu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store