Ara
to outdo
01
aşmak, geçmek
to surpass or exceed in performance or quality
Transitive: to outdo oneself | to outdo a precious success
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
outdo
3. tekil kişi
outdoes
şimdiki zaman ortacı
outdoing
basit geçmiş zaman
outdid
geçmiş zaman ortacı
outdone
Örnekler
The company implemented a new marketing strategy to outdo its competitors and increase market share.
Şirket, rakiplerini geride bırakmak ve pazar payını artırmak için yeni bir pazarlama stratejisi uyguladı.
02
aşmak, geçmek
to surpass or outperform someone or something, often by defeating or overcoming them
Transitive: to outdo a rival
Örnekler
The new smartphone outdoes its predecessor in both design and functionality.
Yeni akıllı telefon, hem tasarım hem de işlevsellik açısından selefini geride bırakıyor.



























