opportunist
o
ˌɑ
a
ppor
pɜr
pır
tu
ˈtu
tu
nist
nɪst
nist
/ɒpətjˈuːnɪst/

"opportunist"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

opportunist
01

fırsatçı, çıkarcı

taking advantage of situations to gain personal benefit, often without concern for others
opportunist definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most opportunist
karşılaştırma derecesi
more opportunist
derecelendirilebilir
Örnekler
Critics accused the politician of being opportunist during the crisis.
Eleştirmenler, politikacıyı kriz sırasında fırsatçı olmakla suçladı.
Opportunist
01

fırsatçı

a person who places expediency above principle
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
opportunists
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store