Ara
opportunist
01
fırsatçı, çıkarcı
taking advantage of situations to gain personal benefit, often without concern for others
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most opportunist
karşılaştırma derecesi
more opportunist
derecelendirilebilir
Örnekler
Critics accused the politician of being opportunist during the crisis.
Eleştirmenler, politikacıyı kriz sırasında fırsatçı olmakla suçladı.
Opportunist
01
fırsatçı
a person who places expediency above principle
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
opportunists



























