old age
old
oʊld
old
age
eɪʤ
eyc
/əʊld eɪʤ/

"old age"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Old age
01

yaşlılık

the later stage of life during which a person is considered old
old age definition and meaning
Örnekler
Sarah 's grandmother remained active and independent well into her old age, inspiring those around her with her vitality.
Sarah'ın büyükannesi, yaşlılık döneminde bile aktif ve bağımsız kaldı ve çevresindekilere enerjisiyle ilham verdi.
02

yaşlılık, ihtiyarlık

the state characterized by advanced age
Örnekler
John 's family provided support and assistance to him as he faced the challenges of old age, ensuring his comfort and well-being.
John'un ailesi, yaşlılığın zorluklarıyla karşılaştığında ona destek ve yardım sağlayarak rahatını ve refahını sağladı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store