Ara
audacious
Örnekler
His audacious proposal to restructure the company's operations met with skepticism initially but ultimately led to unprecedented success.
Şirketin operasyonlarını yeniden yapılandırmak için yaptığı cüretkar öneri başlangıçta şüpheyle karşılandı, ancak sonuçta benzeri görülmemiş bir başarıya yol açtı.
1.1
cüretkar, küstah
showing bold disregard or open contempt for law, religion, or accepted social norms
Örnekler
She made an audacious speech challenging the legitimacy of the government.
O, hükümetin meşruiyetini sorgulayan cüretkar bir konuşma yaptı.
02
cesur, gözüpek
(of a person) showing a willingness to take bold risks or act in a brazen or disrespectful manner
Örnekler
The audacious entrepreneur invested all his savings into a new business venture.
Cüretkar girişimci, tüm birikimlerini yeni bir iş girişimine yatırdı.
Leksikal Ağaç
audaciously
audaciousness
audacious



























