noise
Pronunciation
/nɔɪz/

"noise"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Noise
01

gürültü

sounds that are usually unwanted or loud
noise definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılamaz
Örnekler
The noise of the jackhammer echoed through the streets as road repairs were underway.
Yol onarımları devam ederken, havalı kırıcının gürültüsü sokaklarda yankılandı.
02

gürültü, patırtı

the auditory experience of sound that lacks musical quality; sound that is a disagreeable auditory experience
03

gürültü, düzensizlik

the quality of lacking any predictable order or plan
04

gürültü, parazit

confusion or lack of clarity caused by irrelevant information or trivial remarks
Örnekler
Amidst all the noise in the debate, her insightful comments stood out.
Tartışmadaki tüm gürültü arasında, onun derinlemesine yorumları öne çıktı.
05

gürültü, patırtı

a loud outcry of protest or complaint
06

gürültü, parazit

electrical or acoustic activity that can disturb communication
to noise
01

gürültü çıkarmak, ses çıkarmak

emit a noise
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
noise
3. tekil kişi
noises
şimdiki zaman ortacı
noising
basit geçmiş zaman
noised
geçmiş zaman ortacı
noised
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store