Ara
to naturalize
01
yurttaşlığa kabul etmek
to grant citizenship to a foreigner
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
naturalize
3. tekil kişi
naturalizes
şimdiki zaman ortacı
naturalizing
basit geçmiş zaman
naturalized
geçmiş zaman ortacı
naturalized
Örnekler
Parliament passed a bill to naturalize hundreds of immigrants this year.
Parlamento, bu yıl yüzlerce göçmeni vatandaşlığa almak için bir yasa tasarısını kabul etti.
1.1
vatandaşlığa geçmek, vatandaşlık almak
to obtain legal citizenship in a country where one was not born
Örnekler
Many soldiers chose to naturalize in the country where they served.
Birçok asker, hizmet ettikleri ülkede vatandaşlığa geçmeyi seçti.
02
doğallaştırmak, daha doğal hale getirmek
to make something more natural or lifelike
Örnekler
The animator naturalized the characters' expressions.
Animasyoncu, karakterlerin ifadelerini doğallaştırdı.
03
vatandaşlığa almak, alıştırmak
to adapt someone or something to a new place
Örnekler
The organization assists refugees to naturalize to urban life.
Organizasyon, mültecilerin kentsel yaşama uyum sağlamasına yardımcı olur.
04
doğallaştırmak, alıştırmak
to adapt a plant, animal, or land to a new environment
Örnekler
The land was naturalized to support native vegetation.
Arazi, yerli bitki örtüsünü desteklemek için doğallaştırıldı.
05
doğallaştırmak, doğal yasalarla açıklamak
to explain something in terms of natural laws or processes
Örnekler
The study naturalized complex social behaviors to biological mechanisms.
Çalışma, karmaşık sosyal davranışları biyolojik mekanizmalarla doğallaştırdı.
Leksikal Ağaç
denaturalize
naturalized
naturalize
natural
nature



























