menacing
Pronunciation
/ˈmɛnəsɪŋ/

"menacing"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

menacing
01

tehdit edici

appearing threatening or dangerous
menacing definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most menacing
karşılaştırma derecesi
more menacing
derecelendirilebilir
Örnekler
The menacing tone of his voice made her fear for her safety.
Sesinin tehditkâr tonu, onun güvenliği için korkmasına neden oldu.
Menacing
01

tehdit, gözdağı

a threatening act or display of hostility intended to intimidate or instill fear
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
menacings
Örnekler
Historical accounts describe the brutal menacing of political rivals.
Tarihi kayıtlar, siyasi rakiplerin gözdağı verme eylemlerini anlatır.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store