Ara
to liven up
[phrase form: liven]
01
canlandırmak, hareketlendirmek
to add energy or excitement to a situation
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılabilir
edat
up
temel fiil
liven
şimdiki zaman
liven up
3. tekil kişi
livens up
şimdiki zaman ortacı
livening up
basit geçmiş zaman
livened up
geçmiş zaman ortacı
livened up
Örnekler
The speaker used humor and anecdotes to liven up their presentation, keeping the audience engaged and entertained.
Konuşmacı, sunumunu canlandırmak için mizah ve anekdotlar kullandı, böylece dinleyicileri ilgili ve eğlenceli tuttu.
02
neşelendirmek, canlandırmak
to become more cheerful and vibrant
Örnekler
The tired office worker livened up after getting a cup of coffee.
Yorgun ofis çalışanı bir fincan kahve içtikten sonra canlandı.



























