lingering
01
kalıcı, uzun süreli
lasting for a long time, often beyond the usual or expected duration
Örnekler
She felt a lingering sadness after saying goodbye to her friends.
Arkadaşlarına veda ettikten sonra kalıcı bir üzüntü hissetti.
The storm left a lingering mist across the valley.
Fırtına, vadinin üzerinde kalıcı bir sis bıraktı.
Leksikal Ağaç
lingeringly
lingering



























