Ara
Leather
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılamaz
çoğul biçim
leathers
Örnekler
He decided to invest in a high-quality leather jacket that would last for years and only get better with age.
Yıllarca dayanacak ve zamanla daha da iyi hale gelecek yüksek kaliteli bir deri cekete yatırım yapmaya karar verdi.
to leather
01
kırbaçlamak, dövmek
to whip or beat someone or something with a leather strap
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
leather
3. tekil kişi
leathers
şimdiki zaman ortacı
leathering
basit geçmiş zaman
leathered
geçmiş zaman ortacı
leathered
Örnekler
The trainer threatened to leather the unruly horse.
Eğitmen, yaramaz atı deriyle kamçılamakla tehdit etti.
leather
01
deri, derimsi
having a texture, appearance, or quality resembling leather
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
ilişkisel
derecelendirilemez
Örnekler
He wore a leather jacket that had aged beautifully over the years.
Yıllar geçtikçe güzelce eskimiş bir deri ceket giyiyordu.
Leksikal Ağaç
leatherlike
leathery
leather



























