to languish
lang
ˈlæng
lāng
uish
wɪʃ
vish
anguish

"languish"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to languish
01

takati kesilmek

to weaken or deteriorate, often due to neglect, illness, or sorrow 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
durum fiili
düzenli
şimdiki zaman
languish
3. tekil kişi
languishes
şimdiki zaman ortacı
languishing
basit geçmiş zaman
languished
geçmiş zaman ortacı
languished
Örnekler
The garden languished during the long drought. 

Bahçe uzun kuraklık sırasında zayıfladı.

02

özlemek, hasret çekmek

to long deeply or yearn for something or someone absent 
Örnekler
She languished for the return of her lover who had gone to war. 

Savaşa gitmiş olan sevgilisinin dönüşü için özlem çekiyordu.

03

hüzünlenmek, melankoliye kapılmak

to display outward signs of sentimental, dreamy, or melancholy emotion 
Örnekler
She languishes with a dreamy smile when recalling her youth. 

Gençliğini hatırlarken, hayalperest bir gülümsemeyle hüzünlenir.

04

gelişme kaydedememek

to fail to be successful or make any progress 
Örnekler
The once-promising startup began to languish after losing its major investor and failing to secure additional funding. 

Bir zamanlar umut vaat eden startup, ana yatırımcısını kaybettikten ve ek fon sağlayamadıktan sonra çöküşe geçti.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store