kernel
ker
ˈkɜ:
nel
nəl
nēl
kennel

"kernel"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Kernel
01

tane, çekirdek

an individual whole grain from a cereal plant 
kernel definition and meaning
Örnekler
A kernel of corn got stuck in my teeth. 

Bir mısır tanesi dişlerime sıkıştı.

02

, çekirdek

the inner part of a seed, nut, or fruit pit that is often edible 
kernel definition and meaning
Örnekler
He bit into the peach and carefully removed the kernel from the pit. 

Şeftaliye bir ısırık aldı ve çekirdeğin içini dikkatlice çıkardı.

03

çekirdek, öz

the central or most important part of an idea, experience, or piece of information 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
kernels
Örnekler
There's a kernel of truth in every rumor. 

Her dedikoduda bir gerçeklik çekirdeği vardır.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store