Ara
Ken
01
bilgi, anlayış
the scope of what someone is aware of or is capable of grasping
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılamaz
Örnekler
That kind of legal nuance lies outside my ken.
Bu tür yasal nüans benim anlama kapsamım dışındadır.
02
görüş alanı, görüş mesafesi
the distance that can be seen by someone
Örnekler
He scanned the desert, but no movement entered his ken.
Çölü taradı, ama hiçbir hareket onun görüş alanına girmedi.
to ken
01
bilmek, anlamak
(Scottish) to know, be aware of, or understand
Slang
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
durum fiili
düzenli
şimdiki zaman
ken
3. tekil kişi
kens
şimdiki zaman ortacı
kenning
basit geçmiş zaman
kent
geçmiş zaman ortacı
kent
Örnekler
You ken fine well what he was trying to say.
Sen onun ne söylemeye çalıştığını ken iyi biliyorsun.



























