Ara
L'épaisseur
01
kalınlık, yoğunluk
qualité de ce qui est épais ou visqueux
Örnekler
Cette peinture a une épaisseur parfaite.
Bu boyanın mükemmel bir kalınlığı var.
02
kalınlık, en
mesure d'une dimension dans son côté le plus large
Örnekler
Cette étagère a une épaisseur standard.
Bu raf standart bir kalınlığa sahiptir.
03
kalınlık, derinlik
dimension verticale d'un objet ou d'une matière
Örnekler
L' épaisseur du sable varie selon les marées.
Kumun kalınlığı gelgitlere göre değişir.
04
kalınlık, yoğunluk
mesure de la dimension entre deux surfaces opposées
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
dişil
Örnekler
Elle a réduit l' épaisseur de la pâte.
Hamurun kalınlığını azalttı.



























