Ara
élevé
01
yüksek, yüce
qui est situé à une grande hauteur
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
le plus élevé
karşılaştırma derecesi
plus élevé
derecelendirilebilir
eril tekil
élevé
eril çoğul
élevés
dişil tekil
élevée
dişil çoğul
élevées
Örnekler
Ils habitent dans un appartement situé à un étage élevé.
Yüksek bir katta bulunan bir dairede yaşıyorlar.
02
yüksek, yüce
qui a un niveau important, supérieur à la moyenne (quantité, intensité, degré)
Örnekler
Le niveau de pollution est élevé dans cette ville.
Bu şehirde kirlilik seviyesi yüksek.
03
iyi yetiştirilmiş, terbiyeli
qui a été bien éduqué ou formé moralement et intellectuellement
Örnekler
Il a un langage élevé et soigné.
Onun kültürlü ve özenli bir dili var.



























