Ara
La tension
[gender: feminine]
01
gerginlik, stres
état de stress ou de pression, souvent causé par des conflits ou des difficultés
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
dişil
çoğul biçim
tensions
Örnekler
Ils essaient de réduire la tension dans l' équipe.
Onlar takımdaki gerginliği azaltmaya çalışıyor.
02
kan basıncı, tansiyon
mesure de la pression exercée par le sang sur les parois des artères
Örnekler
Il doit surveiller sa tension régulièrement.
Kan basıncını düzenli olarak tansiyonunu izlemelidir.
Leksikal Ağaç
distension
hypertension
tension
tense



























