Ara
subir
01
katlanmak, dayanmak
supporter une situation difficile ou douloureuse sans se plaindre
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
durum fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
subis
1. çoğul kişi
subissons
gelecek zamanda 1. kişi
subirai
şimdiki zaman ortacı
subissant
geçmiş zaman ortacı
subi
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
subissions
Örnekler
Ils ont subi un long hiver très froid cette année.
Bu yıl çok uzun ve soğuk bir kış geçirdiler.
02
uğramak, geçirmek
endurer ou recevoir une action, souvent médicale, comme un traitement ou une intervention
Örnekler
Ils ont subi une radiothérapie après le diagnostic.
Teşhisten sonra radyoterapi gördüler.
03
maruz kalmak
être affecté ou modifié par un événement ou une situation, souvent de façon négative
Örnekler
Elle a subi un changement radical dans sa vie professionnelle.
O, profesyonel hayatında radikal bir değişiklik yaşadı.



























