Ara
soulager
01
rahatlatmak, hafifletmek
réduire une douleur ou un problème pour apporter du confort
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzensiz
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
soulage
1. çoğul kişi
soulageons
gelecek zamanda 1. kişi
soulagerai
şimdiki zaman ortacı
soulageant
geçmiş zaman ortacı
soulagé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
soulagions
Örnekler
Le médecin a prescrit un traitement pour soulager la douleur.
Doktor, ağrıyı hafifletmek için bir tedavi reçete etti.
02
rahatlatmak, teselli etmek
apporter du réconfort ou diminuer la souffrance de quelqu'un
Örnekler
Il a voulu soulager sa mère inquiète.
Endişeli annesini rahatlatmak istedi.



























