lécher
01
yalamak, dil ile dokunmak
toucher quelque chose avec la langue
Örnekler
Le chat lèche son pelage pour se nettoyer.
Kedi, kendini temizlemek için tüylerini yalar.
02
parlatmak, mükemmelleştirmek
travailler quelque chose avec beaucoup de soin pour qu'il soit parfait
Örnekler
Ils ont léché la mise en scène du spectacle.
İyice cilaladılar gösterinin sahnelemesini.
03
yalamak, hafifçe dokunmak
venir frôler doucement le rivage
Örnekler
Les petites vagues lèchent le sable humide.
Küçük dalgalar ıslak kumu yalar.



























